Bizimle iletişime geçin

Belediye

CHP’li Belediye Başkanları İzmir’de Su Gündemini Değerlendirdi

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Fuar İzmir’de 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla düzenlenen ve iki gün sürecek olan “Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi”ne katıldı.

Zirve toplantısına katılan Cumhuriyet Halk Partili 11 büyükşehir ve 11 il belediye başkanı, son yıllarda etkisini arttıran iklim değişikliği ve kuraklık ile ilgili görüşlerini paylaştı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda konuyla ilgili olarak bir manifesto yayımladı.

Su Politikaları Zirvesi’nde bir konuşma yapan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, “Böylesine önemli bir toplantıda, burada sizlerle birlikte olmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Sizlere 1 milyon 81 bin 65 Tekirdağlının selamlarını getirdim. Bu toplantının tertip edilmesi, iklim değişikliği ve kuraklık konusunda farkındalık yaratılması adına çok önemli. Kuraklık ve iklim değişikliği ciddi anlamda geleceğimizi tehdit etmeye başladı. Bu duruma karşı önlem almak durumundayız. İklim değişikliği ve kuraklık konusu yerel yönetimlerin kendi imkânlarıyla çözüme kavuşturabileceği bir durum değil. İlgili bakanlık başta olmak üzere tüm kurum ve paydaşların elini taşın altına sokması gerekiyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, bu anlamlı toplantının düzenlenmesinde emeği geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer’e ve tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi”ne katılan büyükşehir  ve il belediye başkanlarının konu ile ilgili yaptığı konuşmaların ardından kapsamlı bir manifesto yayımlandı. Söz konusu manifesto, toplantıya katılım gösteren tüm belediye başkanları tarafından imzalandı.

Mazereti nedeniyle Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in katılamadığı zirvede Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ın yanı sıra Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ve Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan yer aldı.

Toplantının ardından “Başka bir su yönetimi mümkün!” sloganıyla yayımlanan manifestoda şu ifadelere yer verildi:

“Su hepimize ve her şeye aittir. Koşuyor ve konuşuyor olmamızda, düşüncelerimizde ve ürettiklerimizde, gülüşümüz ve gözyaşımızda, bugün burada buluşmamızda ve dünyayı değiştirmek için kararlı duruşumuzda suyun izi vardır. Yaşam suda başlayıp serpilmiş, dünyadaki tüm varlıklar suyla birbirine bağlanmıştır. Su olmazsa yaşam da olmaz.

Türkiyemiz’in çok büyük kısmı “kurak iklim coğrafyası” olarak sınıflandırılmaktadır. İklim krizinin en ağır sonucu susuzluk tehlikesidir. 2019 Devlet Su İşleri verilerine göre ülkemiz su kaynaklarının w’si tarımsal sulamada kullanılmaktadır. En çok ‘u hanelerde, kalanı ise sanayide kullanılmaktadır. Bu veri kuraklıkla mücadelede temel eksenin, tarımsal sulama alanında olduğunu göstermektedir.

Bizler Türkiye’nin 11 büyükşehir belediyesinin ve 11 il belediyesinin başkanları, bu vicdani ve bilimsel sorumluluktan hareketle bugün, 22 Mart 2021’de, Dünya Su Günü’nde İzmir’de buluştuk. Amacımız, iklim krizinin ağırlaşan sonuçlarını da dikkate alarak Türkiye için başka bir su politikası önermek ve bu topraklarda geleceğimizi, çocuklarımız ve doğamız için güvence altına almaktır.

İklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltarak kuraklıkla mücadelede başarılı olabilmek için, su yönetiminde 5 ilkesel değişikliğin yapılması şarttır:

1) Katılımcı bir su yönetim modeli oluşturmak. Su yönetimi, şehir, havza ve ülke ölçeğindeki su kullanıcısı tüm paydaşların; tarım örgütleri, sanayiciler, evsel su kullanıcıları, meslek örgütleri, doğa ve çevre örgütlerinin içinde yer alacağı yepyeni, katılımcı bir anlayışla gerçekleştirilmelidir.

2) Tüm kullanım alanlarında arzın değil talebin yönetilmesi. Plansız gelişen kullanım talepleri için sürekli daha fazla arz yaratma politikası yerine, başta tarımsal sulama ve sanayi olmak üzere düşük su kullanımıyla yüksek gelir elde edilen ekonomik modeller tasarlanmalı ve teşvik edilmelidir.

3) Su yatırımlarının havza ölçeğinde planlanması. Su kaynaklarının, yerüstü ve yeraltı sularının miktarının, su bütçesinin hangi kullanımlara tahsis edileceği havza ölçeğinde belirlenmelidir. Verilen tahsisler denetlenmeli, su kullanımlarının sektörel tahsis miktarlarını aşmasına izin verilmemelidir. Her bir havzada planlanan su yatırımlarının birbirini nasıl etkilediği kümülatif olarak ölçülmeli, yatırım kararları havza ölçeğinde bu stratejik değerlendirme yapıldıktan sonra alınmalıdır. Asgari harcama ile azami verim esas olmalıdır.

4) Doğanın su döngüsünün korunması. 1960’lardan bu yana suyun döngüsüne yapılan müdahaleler sonucunda birçok canlı türü tehlike altına girmiş; göller ve sulak alanlar kurumuş, nehir ekosistemleri zarar görmüştür. Ülkemizdeki su kullanım hedefleri, iklim krizi dikkate alınarak yeniden tarif edilmelidir. Yatırımlar planlanırken yer altındaki, sulak alanlar ve nehirlerdeki ekolojik su varlığının sürdürülebilirliği dikkate alınmalıdır. Canlıların ihtiyacı olan suyun, ekolojik dengeyi ve su döngüsünü bozacak biçimde kirletilmesine, azaltılmasına yol açan uygulama, yapılaşma ve madencilik gibi faaliyetlere izin verilmemelidir.

5) Suyun ekosistem ve sektörler arası döngüsel kullanımı. Tarımda, sanayide ve evlerde kullanılan atık suyun gerekli arıtma süreçlerinden geçtikten sonra farklı sektörler ve ekosistem arasında transferi sağlanmalıdır. Şehir içinde ve tarım alanlarında yağmur hasadına yönelik yöntemler yaygınlaştırılmalı; su ihtiyacının yerinde temini, kullanımı ve dönüştürülmesine yönelik döngüsel çözümler teşvik edilmelidir.

Bu ilkeler doğrultusunda, aşağıdaki 10 somut adım hemen atılmalıdır:

1) Su yönetimiyle ilgili koordinasyonsuzluk ortadan kaldırılmalı, kurumlar arasındaki yetki ve sorumluluk karmaşasına son verilmelidir.

2) Tüm paydaşların mutabakatı alınarak hazırlanan bir Su Kanunu yürürlüğe konmalı, su havzası planlama ve uygulamalarında yerel yönetimler güçlü ve yetkili yapılar haline getirilmedir. 

3) Su yatırımları havza ölçekli bütüncül planlarla uyumlu olarak su ve atık su master planlarına göre yapılmalı; kamu kaynakları ekonomik ve ekolojik fizibilitesi düşük yatırımlara aktarılmamalıdır. Yerel yönetimlerin çevresel altyapı projelerine yönelik kaynakları artırılmalıdır.

4) İklim krizi ile etkin mücadele için imzalanan Paris İklim Anlaşması ivedilikle onaylanmalı; iklim değişikliğinin yaratacağı olumsuz etkilerin önlenmesi amacına yönelik hazırlanan İklim Değişikliği Kanunu Tasarısı üzerinde çalışmalar yoğunlaştırılmalıdır.

5) Kuruyan göllerin, Salda Gölü, Burdur Gölü, Tuz Gölü, Seyfe Gölü ve diğer sulak alanların tahribatı sonlandırılarak restore edilmeli ve doğal su döngüleri korunmalıdır.

6) Su havzalarındaki tüm noktasal ve yaygın kirlilik kaynakları kontrol altına alınmalı; merkezi ve yerel idarelerce etkin bir şekilde denetlenmelidir.

7) Tarımda doğru ürün planlaması yapılarak ve tasarruflu sulama sistemlerine geçilerek su israfı önlenmeli, tarımsal sulama en az P oranında azaltılmalıdır. Bu amaçla, ekonomik değeri yüksek ve su talebi olmayan yerel tohum ve hayvan ırkları teşvik edilmelidir.

8) İstanbul’a yapılmak istenen “Beton Kanal” gibi suyun doğal döngüsüne zarar veren tüm israf projeleri iptal edilmelidir.

9) Güncelliğini yitiren su ve kanalizasyon idaresi mevzuatı yeniden düzenlenmeli; büyükşehir statüsünde olmayan diğer illerde de su ve kanalizasyon idareleri kurulmalıdır.

10) Yaşamın vazgeçilmez unsuru olan su, temel kamusal hak olarak kabul edilmeli, ekolojik ve toplumsal bir değer olarak tanımlanmalı, su hizmetlerinde kamu işletmeciliği esas alınmalıdır.  

Biz Türkiye’nin 22 belediye başkanı, yetki, görev ve sorumluluklarımız doğrultusunda kendi illerimizdeki su yönetimini yukarıdaki ilkeler doğrultusunda gerçekleştireceğimizi beyan ediyoruz. Bu belgede çerçevesi çizilen su politikası ülkemizde tesis edilene kadar, çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye ve hep birlikte haykırmaya devam edeceğiz: Başka bir su yönetimi mümkün!”

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Belediye

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Tekirdağ’da

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mustafa Şentop ve Valimiz Sayın Aziz Yıldırım, Ramazan Bayramı münasebetiyle Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ni ziyaret etti.

TBMM Başkanı Şentop ve Vali Yıldırım, hastanede tedavi gören hastaları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu ve karanfil hediye etti.

Ardından TBMM Başkanı Şentop, Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Toplantı Salonu’nda İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Cengiz Kalkan ve Başhekim Dr. Lütfi Çağatay Onar’dan Tekirdağ’da sağlık alanında yapılan çalışmalar ve koronavirüsle mücadele süreci hakkında detaylı bilgi aldı.

TBMM Başkanı Şentop, hastane ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Sağlık çalışanlarının salgınla mücadelede fedakarca çalıştığını vurgulayan TBMM Başkanı Şentop, şunları kaydetti: “Sağlık çalışanları 1 yılı aşkın bir zamandır gece gündüz kendi hayatlarından, yakınlarından, sevdiklerinden fedakarlık yaparak büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Allah işlerini kolay eylesin. İnşallah Kovid-19 sürecini kısa süre içinde atlatırız. İnşallah atlatacağız. Bu kapanma döneminin önemli sonuçları var. Tekirdağ’daki sayılarda da bunu gördük. Türkiye genelinde de öyle. İnşallah 17’sinden itibaren belli bir program dahilinde belli bir rahatlama olacaktır.

TBMM Başkanı Şentop, bayramda memleketinde salgın tedbirlerine uyarak çeşitli ziyaretlerde bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Bayram vesilesiyle memleketimize geldik, kısıtlama sebebiyle gelmek istesek de gelemiyorduk. Burada gelip kalabalık görüntüler vermenin doğru olmayacağını düşündük. Bugünde sınırlı sayıda arkadaşla salgın kurallarına uyarak ziyaretler yaptık. Bu kapanma döneminin önemli etkileri var, aşılama süreci de devam ediyor. İnşallah daha da hızlanacak. Bizim ümidimiz Kurban Bayramı’nı daha rahat şartlar altında geçirmek. Biraz daha alınan tedbirlere, tavsiyelere daha sıkı riayet edersek daha iyi sonuçlar alabiliriz.

TBMM Başkanı Şentop, açıklamanın ardından sağlık personelleriyle fotoğraf çektirdi.

Okumaya devam et

Belediye

Yatırım Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirildi

İl genelinde hizmet, yatırım ve çalışmalarını titizlikle sürdüren Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ile Çorlu Belediyesi’nin üst yönetimi ve yetkilileri tarafından ilçede devam eden çalışmalar hakkında değerlendirme toplantısı yapıldı.

Çorlu Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, devam eden çalışmalar masaya yatırıldı ve gelinen son durum hakkında değerlendirmeler yapılarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

Toplantının ardından Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ile Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, yapım ve iyileştirme çalışmaları devam eden Kuzey Yolu, Cemal Gürsel Bulvarı, Çetin Emeç Bulvarı, İsmet Paşa Bulvarı, Salih Omurtak Caddesi, Atakent Gazi Osmanpaşa Bulvarı, Bülent Ecevit Bulvarı ve Çorlu Şehirler Arası Otobüs Terminali projelerini yerinde inceleyerek çalışmalarda izlenilecek yol haritası hakkında değerlendirmeler yaptı.

“Güzel Kentimiz İçin Özverili Çalışmalar Yapmaya Devam Edeceğiz”

Genel değerlendirme toplantısı ve inceleme programı hakkında bir açıklama yapan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, “Bugün Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Çorlu Belediyesi olarak, verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantımızın ardından devam eden çalışmalarımızı yerinde inceleyerek gelinen son durum hakkında bilgiler aldık. Hizmet, yatırım ve projelerimizi şekillendirirken ilçe belediyelerimizle koordineli bir şekilde hareket ediyoruz. Bu, bizlere ihtiyaçların belirlenmesi ve sorunların çözümü noktasında önemli bir avantaj sağlıyor. İlçe belediyelerimizle el ele vererek güzel kentimiz için özverili çalışmalar yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Okumaya devam et

Belediye

2000 Adet Gıda Kolisi Teslim Edildi

Türkiye’nin en büyük konteyner limanları arasında yer alan Asyaport ve Medlog, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Valiliğimize 2 bin koli erzak desteğinde bulundu.

Bu doğrultuda, Asyaport ve Medlog’un gönderdiği gıda kolileri, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştırılmak üzere Valiliğimize teslim edildi.

Toplantıda konuşan Vali Yıldırım; “Burada bulunmamızın sebebi bir hayır işi. Ramazan ayındayız, Ramazan ayında yardımseverlik duygularımız daha fazla harekete geçiyor. Tabi bunlar aynı zamanda bir ibadet, biz öyle görüyoruz, öyle düşünüyoruz. İhtiyaç sahibi insanlarımız için bu ayda daha çok hassas oluyoruz. Yardımsever vatandaşlarımızda yardımlarını yapıyorlar. Bu konuda bizden kimlere yardım yapacaklarına dair yardım talep ediyorlar. Biz de kendilerine yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Bu sayede, yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımızı sevindirmiş oluyoruz.

Yardımsever insanlarımız, pek çok konuda yardım etmeye gayret ediyorlar. İlimizin hatta Türkiye’nin gözbebeği Asyaport’un sahibi Ahmet Soyuer ve kıymetli eşi Gülsün Soyuer bu ramazan gününde ihtiyaç sahibi insanlarımıza yardımda bulunmayı arzu ettiler. Bu sayede de 2000 adet gıda kolisi yapıp bize verdiler. Biz de inşallah Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız’la, Vefa Sosyal Destek Gruplarımız’la bunları ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaştıracağız.

Biz Gülsün Soyuer’e çok teşekkür ediyoruz. Kendilerinden teslim alıyoruz kolileri. Gönülleri müsterih olsun ki ihtiyacı olan insanlara dağıtacağız. Daha önce bildiğiniz gibi 400 tane tablet vermişlerdi. İhtiyacı olan öğrencilerimize bunları dağıttık. Pek çok yardımda bulunuyorlar ve biz bunları ihtiyacı olanlara ulaştırıyoruz. Şu anda bütün yardım kolilerini aldık arkadaşlarımız planlamasını yapıyorlar ve en kısa sürede dağıtımını yapacağız.

Asyoport’un sahibi Ahmet Soyuer ve Gülsün Soyuer’e çok teşekkür ediyoruz. “ dedi.

Toplantıya, Vali Aziz Yıldırım eşi Güllühan Yıldırım, Süleymanpaşa Kaymakamı Harun Kaya ve  Asyaport Kılavuzluk sahibi Eczacı Gülsün Soyuer katıldı.

Okumaya devam et
Reklam

×

Gazete59 WhatsApp İhbar

× Whatsapp İhbar Hattı